HAK Ve ADALET

Güncel Trackbackler (0) Yorum ekle   
Herkese hakkı olanın verilmesini öngören ahlakî ilke. Toplum örgütlenmesinde malların, hakların ve görevlerin veya şereflerin Yeine getirilme­sine denir. Adalet herkesin yeteneğine ve top­lumda oynadığı role uygun olarak dağıtıldığı zaman doğru dağıtılmış kabul edilir. Aynı za­manda, neyin doğru, neyin yanlış (ya da haklı veya haksız) olduğunu karara bağlamak da adalet olarak adlandırılır. Bu, ya haksızlığa uğ­rayanın (mağdur) zararını telafi etmek, ya da haksızlık yapanı cezalandırmak suretiyle yeri­ne getirilir.Genel anlamda "adalet" kelimesi, hükümran devletin kendi uyrukları arasındaki uyuşmaz­lıklar! veya anlaşmazlıkları kanuna göre bir hükme bağlama işiyle ve toplum aleyhine tu­tumları olan yurttaşları kanunlar temelinde engelleyici tedbirler alma İşiyle uğraşan belli bir güvenilir organa bırakma fonksiyonu ola­rak anlaşılır. Bu anlamda adalet terimi, "yargı gücü"nü ifade eden diğer kelimelerle karıştırı­lır. Çünkü modern toplumlarda adalet hem bir faaliyet (adalet dağıtma faaliyeti) olarak, hem de bir teşkilât (bir ülkedeki mahkemeler ve yargı görevlileri) olarak algılanır.Aynı zamanda siyasî adaletten de bahsedil­mektedir. Bir anlamda bütün adalet siyasîdir. Çünkü adalet ister istemez toplumun örgütlenme biçimini yansıtır. Fakat terimin özel an­lamı bunun dışında şekillenmiştir: Bir ülkenin siyasî iktidarına verilecek zararları karara bağ­layacak şekilde adlî organların uzmanlaşması. Siyasî adalet, siyasî kişiliklere karşı olduğu ka­dar siyasî rejime ve onun unsurlarına karşı İş­lenen suçlara da yönelmiştir.Arapça bir kelime olan "adalet", adil kökün­den türemiş ülup bir şeyi yerli yerine koymak demektir. Adalet, zulmün karşıtı bir kelime olarak çoğunlukla "Hak" ile eşanlamlı biçim­de kullanılır.İslam toplumlarında adalet kavramının top­lumsal-siyasal hayat içerisinde işgal ettiği ye­rin kendine özgü bazı nitelikleri olduğu görü­lüyor.İslam toplumlarında adalet terimi, insanın Allah, toplum, canlı varlıklar, maddî tabiat ve diğer insanlarla ilişkilerinin mahiyetini ve da­yanacağı temel ilkelerin doğru tespiti için be­lirleyici bir kriter olarak tanımlanır. "Hukuk" kelimesinin tekil hali olan Hakk'la yakın İlişki­si, insan ve toplum hayatını düzenleyecek te­mel kuralların doğru tespitiyle ilgilidir.İslam, sosyal, ahlakî ve entellektüel özellikleri yanında hukuk alanında da, kendisinin getirdi­ği temel ilişki ve kurallar toplamının adaleti ifade ettiğini savunur. bu, adalet kavramı ve olgusunun tanımda meşru ve anlaşılabilir olabileceğini gösterir. Buna rağmen Kur'anî terminolojide adaletin salt hukukî olmaktan öte, daha geniş anlam­larda kullanıldığını tespit etmek mümkündür: Söz gelimi, eksiklik ve fazlalık bakımından aşı­rılığa karşı orta yolu tutup korumak; hakka ni­yet, doğruluk, eşitlik gibi.İslamiyetin kutsal kitabı kur’anı, adalet olgu­suna tevhid, İman, İslam, takva, salih amel ve ibadet kadar önem verir. Hatta Kur'an'a göre bütün ilahî öğretiler son tahlilde İnsanlar ara­sı ilişkilerde adaleti tesis etmeye yöneliktir. Adil olmayan bir ilişki ve tutum, tanım gereği Allah'ın rızasına ve İslam'a uygun değildir. Çünkü Allah herşeyden evvel, bir şeye hüküm verildiği zaman adaletle hükmedilmesini is­ter. (Nahl; 90) Anlaşmazlığa düşen iki toplu­luk arasında (Hucurat; 9), insanlar arasında vuku bulacak anlaşmazlıkların giderilmesinde (Nisa; 58), her türlü borç, vade, alışveriş, tica­ret ve şahitlikte (Bakara; 282), kadınlara karşı takınılacak tutumun belirlenmesinde (Nisa; 129) adalet, hukukun koruması ve hayata geçi­rilmesi için vazgeçilemez bir ilkedir.Yine İslam'a göre kişiyi veya grupları adalet­ten saptıran ana faktör, kişi veya grubun ken­di istek ve tutkusunu ön plana geçirmesi (Ni­sa; 135) ve Allah'ın gösterdiği şekilde karar vermeyi ihmal etmesidir. İlahî hukukun ön gördüğü İlke, kural ve hükümlere riayet, ada­letin tecellisinin mümkün olan tek yolu ve te­minatıdır.Bu anlamda diğer hukuk sistemlerinde oldu­ğu gibi İslam hukukunda da adaletin anahtar terimi konumunda olduğu söylenebilir.

Din Ve GüNcel Konular

Güncel Trackbackler (0) Yorum ekle   
ADALET ve İSLAM   Hukuku   Kur'an-ıN Emirleri
  Emir ve Yasaklar.
GIRTLAK HOCALARI   İslamı Kullananlar
  KADIN  İslamda    Kadının Önemi
  Muhakeme
  Meşru Muhakeme
  Kadının Namazı   Evinde Olur  Mutluluk   Kur’an Öğren  
  Sesli Kuran Öğren
  ALTI HADİS KİTABI   Hadis Alimleri.
Lanetlikler  Allah Lanetlemiştir   DİN’DE REFORM
  Dinde Reform  Yokyur
  Terbiye  Şiir  Ahlakı Çökertenler

Tapu Senedi

Genel Trackbackler (0) Yorum ekle   

Tapu senedi,Hazineye devredildi.
Bu Vatan,işgalcilere teslim edildi.
Şimdi,Baş örtüsü yerde süründü.
Vurun kardeşlerim namus günüdür.

Tarih 1915 ana vatan işgal edildi.
İşgalciler Fıransız,ingiliz,İtalyandı.
Vatanın her yerinde yangın vardı.
Şimdi Namussuzlara vatan satıldı.

Haçlı zihniyeti uyanıp birleşti.
Yahudileri yakanlar kardeşleşti.
Çanakkale ancak şimdi geçildi.
Vurun Kardeşlerim namus günüdür.

Dinsiz devletler uzun süre yaşamaz.
Misyonerler seyahatten usanmaz.
Bu pisliklere karşı önlem alınmaz.
Din elden gitti,şimdi vatan gidiyor.

          mehmet selim polat

Design by N.Design Studio
Hepsi - WeblogTR - Ücretsiz Blog